TANER
  bir çanakkale hikayesi
 

Savaş tüm hızıyla sürüyordu.daha 15 yaşında ağzı süt kokan anadolu yiğitleri askere alınıyorlardı.kadın çoluk çocukta boş durmuyor askerlerin yiyecek giyecek ve cephanede sıkıntı çekmemeleri için canla başla çırpınıyordu.
Sivas Lisesi 1918...
Gardaşlarının abilerinin hatta babalarının çanakkalede düşmanla çarpışırken öğrencilerin hiç bir şey yapmadan sadece gelecek haberler ve dersleri ile ilgilenimeleri zorlarına gidiyordu.çünkü osmanlı mektebe(okula) giden öğrencileri askere almıyordu.Fakat sivas lisesinde okuyan 6 tane genç vardıki..
hemen hemen her gün askeriyenin kapısını çalarak askere alınmak istediklerini dile getiriyorlardı.1-2-3-4-5.... belki 10 defa dilekçe verdiler askere alınmak için.ve istekleri zorda olsa yerine getirildi.ARTIK ONLARDA BİRER MEHMETÇİKTİ.Hemen çanakkaledeki karargah larına teslim edildiler.komutanları 15 günlük silah eğitimi almalarını istemişti.fakat 6 mehmedimiz 15 gün sabredecek güclerinin olmadığını söylediler.komutanlarını burdada ikna etmeyi başardılar.SABAHIN İLK IŞIKLARINDA CEPHEYE KOŞTULAR.çatışmaya girdiler.
5 i ŞEHİT OLMUŞTU...AMA 1 i hasanoğlu abdullah yara bile almadan karargahına geri dönmüştü.
ama kıtlık tüm askerler üzerinde etkisini gösteriyordu.günde sadece yarım bir kepek ekmeği bir kaç kuru üzüm...aslında fazlasıyla yiyecek getirilebilirdi tabiki araçlarla...ancak bir sorun vardı araçların lastikleri kullanılamaz haldeydiler. ve abdullah bu duruma dayanamadı.ordu muhasibine başvurdu neden araçlarımızın tekerlekleri temin edilmiyor.para olsa bile tek bir lastik üreticisi vardı ingiliz fabrikası...ancak askeriyenin parası günde bir öğün verilen kepek ekmeğine zor yetiyordu...hasanoğlu abdullah öyle hırs doluyduki
soluğu düşman topraklarında aldı.gidip sordu lastiklerin fiyatını 50 lira...
abdullah oteldeki odasına çekildi.ve abdullah çok ii bir ressamdır ayrıca.alır malzemelerini yapar bir yüzlük...
gider basar parayı ve alır lastikleri hiç vakit kaybetmeden cepheye koşar...fabrika sahibi parayı altına cevirmek için bir türk kuyumcusuna girer.parayı uzatır.Kuyumcu şaşkınlıkla bu ne???
düşman:bu parayı bana askerlerinizden biri verdi...kuyumcu parayı almaz çünkü osmanlının o devirdeki en büyük para birimi 50 liradır...
ve gelelim hikayenin en müthiş noktasına...
fabrika sahibi abdullahtan parayı karanlık bastıktan sonra almıştır.ve paranın üstündeki osmanlıca yazıyı okuyamamıştır.işte o yazıda şu söz yazılıydı:

LASTİKLERİN BEDELİ ŞEHİTLERİMİZİN KANLARIYLA ÖDENMİŞTİR!!!!

 
 
  Bugün 12 ziyaretçi (50 klik) kişi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol